<body><iframe src="http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=21917597&amp;blogName=Tekmetokat.org&amp;publishMode=PUBLISH_MODE_HOSTED&amp;navbarType=BLACK&amp;layoutType=CLASSIC&amp;homepageUrl=http%3A%2F%2Fwww.tekmetokat.org%2F&amp;searchRoot=http%3A%2F%2Fwww.tekmetokat.org%2Fsearch" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" frameborder="0" height="30px" width="100%" id="navbar-iframe" title="Blogger Navigation and Search"></iframe> <div id="space-for-ie"></div>

TEKMETOKAT DARK

RSS

Bunları biliyor muydunuz, yoksa bilmezlikten mi geliyordunuz?
- Klavyenizin F1 tuşuna basınca çalan müziğin hemen hemen hergün değiştiğini;
- Her birinde 20'şer post bulunan arşiv sayfalarına sağ tıklayarak ulaşabileceğinizi;
- Kutuları farenizle tutup çekerek hayalinizdeki Tekmetokat'ı yaratabileceğinizi;
- Yazıları okumakta zorlananların mouse ile üzerine gelip yazı rengini açabildiğini;
- Bu özelliklerin Firefox'ta sorunsuz işlerken Explorer ve diğerlerinde afalladığını..

Diyalektik kesintisi
Bu siyah post kutularının ışığı kırdığını biliyor muydunuz??? Ben de yeni çark ettim. Nasıl mı? Haydi gelin hep birlikte bu siyah post kutucuklarının gizemli yolculuğuna bi göz atalım. Hemen sol tarafta görmüş olduğunuz ışın demetleri, hani bir açık bir koyu gri diye çaprazlanmış olanlar, sitemizin arka- planını oluşturuyor. Yani normalde siyah kutuların altından da devam ediyolar ama biz bunu göremiyoruz. Gerizekalılar için yaptığım bu açıklamanın ardından, üzerinde bulunduğu- muz kutunun sol alt köşesiyle, bir alttaki post başlığının sağ kısmı ve hemen yanındaki resmin sol üst köşesini kapsayan deltaya bakalım. İşte bence oralarda bir kırılma sözkonusu. Işın demetleri, o küçük aralıklarda hayalimdeki gibi devam etmiyor. Bana kaderimin bir ışık oyunu mu bu?

Etiketler:

NEGATİF BİLİMLER

5 TANE

Uyandırmaya Kıyamadım
Abi finaller gelmiş, hiç haber vermiyosun. Uyku düzenim za- ten bozuk. Sabahlayamıyorum nicedir. Gündüz gözüyle nasıl çizicem projeleri? Yapamam, içim el vermez... Madem öyle, bari diyorum bu gece son kez dağıtayım, ki ertesi güne geç kalkayım, ki geceleri uykum gelmesin, ki yarın kolay olsun. Nasıl? Sonra söz Michael Scofield disipliniyle her şeyin üs- tesinden gelicem. Şeklinde kendimi kandırıp hiç değilse 24 saat daha mutlu olabilirim. Diye düşünüp kendimi kandırdım ve böylece 24 saat daha mutluyum. Şimdi sağlam bi playlist gerekiyor bana. Bir saatimi bunu oluşturmaya adıyorum. Bu benim en doğal hobim. Eskiden de karışık kaset çeksin diye kasetçiye liste yapardım. Gerçi çok da eskiden değil, çünkü Televoleleri hatırlıyorum. Alpay Cansel'i nasıl tavladı ama!

Etiketler:

KARIŞIK KASET

1 TANE

oky kalp björk
Dancer In The Dark'ı izlerken karı gibi ağladım. Evet, fakat bunun yanı sıra yaptığım bişey daha vardı; o da bir şeyi fark etmekti ve fark ettiğim şey de şuydu: Hayat da biraz böyle değil midir? Bunu filmin çekiliş üslubu için söyledim. Sanki böyle el kamerasıyla çekilmiş. Oyunculuklarda tiyatral özen yok. Olaylar zinciri bölük pörçük. Öyle alışmışız ki filmlerde her şeye hakim olmaya, kusursuz sinematografiyle her şeyi bir Tanrı gibi görmeye ve hiçbir şeyin havada kalmamasına. Ananelerin kaç kız kaç gibi komutlar vermesi de bu yüzden. İşte DITD'ın yönetmeninin icat ettiği Dogma95 adlı bir anti Hollywood akımı varmış meğer. Filmler dekorsuz, omuz üstü kameralarla çekilmeli, kaynağı belirsiz müzik olmamalı gibi kurallar içeren. DITD bi müzikal olduğu için bu kalıpları tam olarak yansıtmasa da, filmden çok, gizli kamerada küçük kız çocuğunu döven güvenlik görevlisi görüntülerini izliyormuş gibi çaresiz hissettim. Hem, her küçük tatlı kız çocuğu biraz da Björk değil midir zaten? Evde 1 tane beslemek istiyorum.

Etiketler:

DANCER IN THE DARK

3 TANE

Kırılgan Bardak
Annem tek sevdiğim bardağımı kırdı. Tüm sevdiklerim kayıp gidiyor hem de bir başkasının ellerinden. Böyle uzun ve çok dar bir bardaktı ama rakı bardağı kadar basit değil. Onun en az 2 katı yüksekliğinde ve yukarıya doğru çapı belli belirsiz artıyor. Su rengindeki içeceklere hep özendiğimden ve suyu sadece susayınca, içkiyi de sadece sarhoş olmak isteyince içtiğim için, az az gazoz koyar ve gıdım gıdım içerdim. Çok sert bir içki tüketiyomuş gibi, yalancıktan. Hayır problem o değil, bardağın kırıldığı yeri çok iyi temizlediğim halde gene de cam kırıkları kalmış gibi geleceğinden gönül rahatlığıyla dolaşamıcam birkaç gün. Aaa bana da hep öyle gelir!

Etiketler:

KIRILGAN BARDAK

1 TANE

Resim
Başımın dönüşünü tarif ettiğim postta* bir kamera tekniğini örnek vermiştim. "Öndeki nesneler sabit dururken arkaplan yaklaşıyor veya uzaklaşıyor" diye. La Haine filminde bunun bariz bir örneğini görünce araştırdım. Tekniğe dolly in/out zoom out/in deniyormuş. Bazı Türk dizilerinde de yapıyolar. Alfred Hitchcock kullanmış ilk, 58 tarihli Vertigo filminde. Vertigo bilindiği gibi bir acayip baş dönmesi hastalığı. Evet, söyleyeceklerim bu kadar. Ama bir şey unutmuş olmalıyım çünkü heyecan veren şeyi unuttuğum halde verdiği heyecanı hala hissedebildiğim anlardaki gibi hissediyorum.

Etiketler:

KATİL UŞAK

1 TANE

Yaprağın da Damarları
Öncelikle şu konuda anlaşalım; ben istesem de atom mühen- disi olamazdım. Bi kere kovalent bağları falan bilmek lazım. Benimse yenmiş tırnaklarım ve bir takım sanrılarım var. Bak hani kronometresi geriye sayan şarkı veya videolarda, eğer ki bildiğim bir şarkı veya videoysa bu özellikle, sayaç sıfır- lanana kadar yetişmeyecek diye panik oluyorum. Çünkü 20 saniye kalmış görünüyor bazen ama, imkanı yok, çok daha fazla kalmış olması lazım. Kimi kandırıyosun? Yine de algı sistemimi alaşağı eden bu hayali senkron kaymasına kapılıp saniye saniye takip ediyorum ve bana göre çok daha uzun sürmesi gereken, hatta buna hiç şüphe olmayan şarkının son kısmı gerçekten de 20 saniyeye sığıyor. Mest oluyorum.







Etiketler:

SENKRON KAYMASI

3 TANE

Aklın Sınırları
Arada bir aklıma çok derin manalı cümleler geliyor. Hazır ve paketlenmiş olarak, birden bire. Ben öyle aklımda denklem- ler kurup hım öyleyken böyle demiyorum. Çok alakasız bir anda, mesela Hamdi Bey'in 36 binlik teklifine yarışmacının varım dediği bir anda, ki salak 3 tane kırmızı duruyor orda arka arkaya açacak değilsin ki dönsen ya bi tur daha aptal, "Tüm hüzünlerin kaynağı hayal kurmaktır" isimli cümle şak diye aklımdan geçiveriyor. Espri yapmak da öyleymiş zaten. Beyin bağlantıları biz fark edemeden kurup cümleyi hazırlar ve bize sadece bunu söylemek düşermiş. Ama neyse Zeynep Hanım başından beri büyük açıyodu, riske atmaya hiç gerek yok. Tablo pek içacıcı değil. Olmadı elele yaparsın. Kank ;)9

Etiketler:

AKIL OYUNLARI

1 TANE

The Shawshank Redemption
Bildiğin etobur olduğum halde et yiyemediğim ve bunun 1 ay daha süreceği bi Kurban Bayramı'nı daha geride bırakırken, 2 buçuk sezonluk Prison Break tüketim çılgınlığıma cila ol- sun diye The Prestige'i izledim. Ama tadı damağımda kaldı. Sezon sezon dizi izleyen şu bünyeye artık filmler 2-3 bölüm sonrasında reyting yetmezliğine kurban giderek kaldırılan dizicikler gibi geliyor. Zamandan bol ne var diye düşündüm ve IMDB Top 250* listesindeki 1990'dan eski olmayan tüm filmleri arka arkaya izleyeceğim bir film festivali başlattım. Evinde birden çok uzaktan kumandası olan insanları zengin sandığımız günlerden nerelere! Gerçi şimdi o sayı 8'e falan çıktı. İlk izlenimlerimi duymak istersiniz heralde: American Beauty dünyanın en kötü filmi, The Shawshank Redemption dünyanın en iyi filmi, What If ise en güzel Coldplay şarkısı olabilir ama bu sonuncusu konudışı oldu. Yine de gerçek.

Etiketler:

IMDB TOP 250

12 TANE

sdfgsdaghgfhsg
Burcu paslamış. O zaman bu benim jubilem olsun. Artık daha fazla mim kabul edemicem. Üzgünüm ama beni tanıdılar, siz kaçın yani. Evet, ne diyoduk, bence dünyanın en ünlü insanı benim. Bunu gece banyo yaparken fark ettim. Banyo yapar- ken düşünmeyi çok severim. Çünkü banyo yapmak dünyanın en sıkıcı işlemidir ve düşünürken zaman daha süratli geçer. Benim belli bir karakterim yok. Bir bukalemun gibi kılıktan kılığa girebilirim. Yeni tanıştığım birinin gülümsemesinden etkilenirsem mesela derhal kendi genlerime kopyalıyorum ve artık ben de öyle gülümsüyorum. Rol yapar gibi değil ha, istemdışı. Bu sadece somut bir örnekti, bir de soyutlar var. Kısacası öyle ya da böyle herkesin içinde bir parça ben var. Bu da herkesin beni dolaylı yoldan tanıdığı sonucuna varır.

Etiketler:

AKLIMIN İPLERİ

1 TANE

Vanilla Sky
Ben bu filmi ha izledim ha izlicem ha uşak ha diye diye sene- lerimi harcadım ve nihayet amacıma ulaştım. Karakterlerin alakasız alakasız konuştukları halde birbirlerini rahatlıkla anlayabildikleri filmlerden biriymiş. Bak bu yeni akıma gıcık olduğum kadar hiçbir akıma gıcık olmuyorum. Naturalizme bile bu kadar gıcık olmamıştım. Hani öyle ufka dalıp sözüm anlayana diye felsefe yapsalar bir nebze. Ama yok bildiğin Deli Cevat monologları. Kötü adamın iyi adamı öldürmeden evvel filmi özet geçtiği filmleri özledim. Anafikir güzel güzel olmasına da, salak ve gereksiz hikayeyi 2 saat izlediğine değmiyor. Film çekicileri, romantik komediyle bilim kurguyu harmanlamaktan hagaten vazgeçsin. Bak bu son uyarım.

Etiketler:

VANILLA SKY

3 TANE

Yengen
Ya tamam şimdi Kate Austen'in köpeğiyim o yüzden aksanım hafif Canadian olabilir ama geçen gün kendi kendime simule ettim; hani ola ki günün birinde bir şekilde Evangeline Lilly ile seviyeli bir beraberliğe yelken açıcak olsak, uzun süreli olmayabilir. Baştan söyleyeyim sonra umut verdin olmasın. İkimiz arasında herhangi bir gelecek göremiyorum. Gerçek- ten ama, onun gibi sevgilim olsun 100 milyar borcum olsun düşüncesi sırf ilk etapta geçerli. Cicim ayları bitince gerçek yüzüm ortaya çıkabilir. Zor birisiyim. Zoru severim. Öteki adım cesaret. Sudan bir sebep yüzünden kavga edip ayrılma olasılığımız çok olası geldi birden bana. Yani ünlü olmayan birinden farkı kalmaz evlenirsek. Çünkü farkı kalırsa zaten o noktaya gelemeyiz. Bir imzaya bakar, sonra ipler elimde.

Etiketler:

HAYALLERLE YAŞIYORUM

2 TANE

Kuzay Işıkları
Heroes'a o kadar laf ettikten sonra kendi özel gücümü keş- fettim. İşte bu ironik.. Don't you think? Valla bak, şakasına demiyorum. Hangi tarihte hangi şeye ilgi duysam, o tarihin o şeyle bir bağlantısı çıkıyor. Diyelim günlerden bir gün pilot olmaya mı karar verdim, bir bakıyorum tarihte o gün Wright kardeşler ilk uçuş denemesini yapmış. Hiro Nakamura da "flyman! flyman!" diye bağırmış falan. Başta tesadüf dedim ama çok sıklaşmaya başladı. Son olarak Heroes'a sardığım haftanın, Heroes 2. final bölümünün yayın tarihiyle epeydir beklenen DVD setinin çıkış tarihleri arasına cuk oturmasıyla yok artık dedim. Sanırım evrendeki her eylem kendine has belli bir enerji yayıyor ve ben bunu absorbe edip o enerji doğrultusunda hareket ediyorum. Ve eğer gücümü kontrol etmeyi öğrenirsem tersine çevirebilirim. Mesela önce ben düşünüp enerji yayarım ve karşı tarafı istediğim doğrultuda yönlendirebilirim! Ama önce biraz uyumam lazım..

Etiketler:

MİSTAA İSAAK!

4 TANE

HEROES
Lost aşerdiğimiz şu gaybana gecelerdeki tek tesellim henüz Heroes'a başlamamış olmaktı. İstersem Şubat'a kadar aklı- mı onunla meşgul ederek sabırsızlığımı dizginleyebilirdim, bu seçenek bir köşede duruyordu yani. RapidShare Premium Account'u da olan birisiyim, ok? Bu beni Peter Petrelli yap- masa da az Hero sayılmam! Neyse ilk sezonu izledim. Böyle elemanların ıkınarak uzay-zaman bükebildiği falan bir dizi yapmışlar, gayet de güzel olmuş. Yalnız Sözlük'teki "Lost'un eline veren dizidir" tarzı beyanatlar insanı biraz soğutuyor. Hayır sanki Lost motoru üzerine yeni bir hikaye kurgulayan benim. Bir tek 20. bölümde heyecanlandım, finalde sıçtık- larından o da bir işe yaramadı. 2. sezonun başına da şöyle bir baktım da; Nathan'ı flash-forward Jack haliyle görünce yuh çekip kapattığım dizidir. Sıradaki: Prison Break.

Etiketler:

ZEROES

3 TANE

Home Sweet Home
Dün okula gideyim dedim, de yolu bulamadım. Her zamanki durakta bekliyorum ama yok, otobüs falan gelmiyor. 1 saat bekledim heralde. İşin ilginç tarafı, durakta da sadece ben varım. Yokluğumda şehrin kuzey yakası nükleer bir felaket sonrası terk mi edildi nedir? Gerçi başka otobüsler sürekli geçiyor, belki binerim diye de yavaşlıyorlardı. Hatta kimisi duruyor; ben hehe mors oldu diye içimden gülerken kapısını açıp yolcu indiriyordu. Aşağı yukarı 5 defa mors edip 8 defa da mors olduktan sonra sıkıldım ve gerisin geri eve döndüm. Ya fakülte taşındı ya da yollar değişti. Başka ne olabilir ki?

Etiketler:

YOLLARDAN SONRA

1 TANE

Eşek Kafalı
Böyle bi film vardı, ilk izlediğimde ben de Güllüşah kadar bir şeydim. Hayatımın geri kalan kısmı bu Güllüşah'ın günümüz- de nasıl bir tipte olduğunu merak etmekle geçti. Sonra halk arasında Karakutu diye tabir edilen 333 oyunlu bir Atari'm vardı. Komodor 64 ondan sonra.. Kafa ayarı yapardık yahu, kıtlık günleri miydi neydi artık, soğuk savaşın son dönemi böyle, bir uzay yarışıdır gidiyor, insanoğlu faka bastı basa- cak! Sonra sıkılır komşuya Amiga 500 oynamaya giderdim. Bi de bazen eşekler niye inat edip yürümüyor, hayır yani her zaman da yürüdüğü yol, neler geçiriyor aklından, ne hesap ediyor? Karşıdan karşıya geçen sokak köpekleri mesela, ne gereği varsa.. Bakkala giderken ben de öyle miyim ki?

Etiketler:

İBO İLE GÜLLÜŞAH

2 TANE

The Lost Story
Malum, yeni sezona 2 ay kaldı. Ben de bu süreçte geçtiğimiz 3 sezonu günde 1 bölümü aşmamak suretiyle yeni baştan izleyeyim ve böylece hiç kesinti yaşamadan 4. sezona geçiş yapayım diye plan yaptım. Son zamanlarda yaptığım en iyi planlardan biriydi bence. Ben daha iyisini yapana kadar en iyisi buydu hatta. Sadece biraz sıkılmaktan korkuyordum. Yani film olsa 5 kere de izlersin ama 3 sezonluk diziyi yeni baştan izleyecek olmak biraz düşündürüyor. Pazar gecesi planımı hayata geçirdim ve dün, yani salı gecesi, 3. sezona kadar gelip öyle uykuya yatacağımı ben de tahmin etmiyor- dum. Salak gibi gene hırs yaptım. Ama 2. defa izlemek daha faydalı, bilinçli izliyorsun bir kere ve dizinin drama yönü açığa çıkıyor, ki bana sorarsanız tüm mesele de orada saklı.

Etiketler:

YENİDEN BAŞLAMAK

8 TANE

Güzel Fotoğraf
Şarkılara yüklediğim anılarla ilgili onlarca best-seller kitap yazdım, döne döne aynı şeyleri anlatmaya gerek yok. Ancak onları birer zaman makinesi gibi kullanmayı son dönemde fazla sıklaştırmış olmam nurtopu gibi bir handikap doğurdu, bu beni kaygılandırıyor. Şimdi bu şarkıların hepsi geçmişim- deki ayrı bir güne ait, tamam? İsmail YK'nın Bu Numarada Beni Tıkla isimli hareketli çalışması 10 Nisan 2007'ye denk geliyor, falan. Fekat dediğim gibi nostalji yapıcam diye yeni anlamları bu şarkılara yüklüyor olmam geçmişin tüm izlerini yok ediyor. İlerde çocuklarıma anlatacak hikayem kalmaya- cak. İşte bu şarkıyı da gene bi akşam geçmişi yad ederken dinlerdim, bak bunu da o gece dinlemiştim, şunu ise öteki bittikten sonra dinlemiştim demek yerine ait oldukları esas anıları çağrıştırsınlar istiyorum. Gayet açık ve net bir istek.

Etiketler:

ŞARKI HAFIZASI

2 TANE

Dunk Off!
Mesela bundan 10 yıl önce yaptığım bir salaklık aniden ak- lıma geliyor ve çok utanıyorum. Ama sanki 10 dakika önce yapmışım gibi. Bu bazen bir kriz halini alıyor ve aklıma peşi sıra yaptığım 10 adet salaklık geliyor. Öyle bir utanmak ki, yüzümün ekşidiğini ve 10 saniye kadar da öyle kaldığını ne- den sonra fark edip, artık bu salaklık için utanıyor olmamın saçmalığını kendime güzel bir dille 10 kez anlatıyorum. Ya- ni o salaklığı kime yaptıysam, utanmakla geçirdiğim sürede kimbilir o kişi nerede ve ne yapıyordur ve benim ona karşı yaptığım bu salaklık aklına en son gelecek şeydir. Tamamdır yani, olmuştur bitmiştir, olay kapanmıştır, ne uzatıyorum! Çok ilginç bir insanım tüm kızlar bana aşık ol.

Etiketler:

DUNKOF

7 TANE

Google Robotu
Vizeler bitti. Ben çoğuna girmesem de, o lüzumsuz stres üs- tümden kalkmış oldu. Şimdi yeni tasarıma yoğunlaşabilirim. Laf aramızda, Google ile de bozuştuk biraz. Anlamadığım bir şekilde beni indeksinden çıkarmaya başladı. Yeni yazıları da kabul etmiyor. Bu anında Alexa'ya yansıdı ve tahminimce çok hızlı bir şekilde irtifa kaybedicem. İlk 100 bine girmeye ramak kalmışken bundan hiç hoşlanmadım. Sanırım Google blogun karanlık halini sevmedi. Bazen onu anlamakta güçlük çekiyorum. Sevgi emek ister halbuki. Gerçi zaten planlarım arasında istatistiğe dair her şeyi yok etmek de vardı, isabet oldu. Sayacı bile kaldırmayı istiyorum. Kendi işimin patronu olmak istiyorum özetle, kimsenin ağız kokusunu çekemem. Bakalım, an itibariyle yeni şablonu çizmeye başlıyorum.

Etiketler:

GOOGLE YÜZÜK ATTI

2 TANE

Bal Porsuğu
Bal porsukları ile Yeşilçam doktorlarının ortak özelliklerin- den biri de, eğer günün birinde karşınıza çıkarlarsa çok az bir ömrünüz kaldığını anlayacak olmanızdır. Porsuk sevimli bir hayvanmış gibi geliyor kulağa, bi de üzerine bal porsuğu denince tadından yenmez sanıyor insan. Oysa kobrayı canlı canlı yerken zehirlenip 5-6 saat felçli kaldıktan sonra uya- narak yemeğine kaldığı yerden devam edebilen bir faşistten söz ediyorum. Afrika yaban arılarının kovanına korkusuzca kafasını sokabilen tek yeryüzü canlısı. Bildiğiniz terminatör yahu, Show TV'nin askerli filmlerindeki ölüm makinası gibi.. Aslan, kaplan, karakartal, sarı kanarya falan hiçbir yırtıcıyı takmadan karşısına çıkan her şeye yemek gözüyle bakıyor. Ben böyle yürek görmedim, böyle sevgi.. Bal porsuklarının, kontrolden çıkan gizli bir deney sonucu Afrika düzlüklerine yayıldığını tahmin ediyorum. Eskiden ne güzel timsah vardı, ayı vardı, bunlardan korkardık. Şimdi herkeslerde bir afra, bir tafra. Dünyanın çivisi çıkmış valla. Sen koru yarabbi!

Etiketler:

BAL PORSUĞU

2 TANE

© TASARIM VE İÇERİK : OKAN VARDAROVA - TÜM HAKLARINI SAKLADIM

web counter