<body><iframe src="http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=21917597&amp;blogName=Tekmetokat.org&amp;publishMode=PUBLISH_MODE_HOSTED&amp;navbarType=BLACK&amp;layoutType=CLASSIC&amp;homepageUrl=http%3A%2F%2Fwww.tekmetokat.org%2F&amp;searchRoot=http%3A%2F%2Fwww.tekmetokat.org%2Fsearch" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" frameborder="0" height="30px" width="100%" id="navbar-iframe" title="Blogger Navigation and Search"></iframe> <div id="space-for-ie"></div>

TEKMETOKAT DARK

RSS

Bunları biliyor muydunuz, yoksa bilmezlikten mi geliyordunuz?
- Klavyenizin F1 tuşuna basınca çalan müziğin hemen hemen hergün değiştiğini;
- Her birinde 20'şer post bulunan arşiv sayfalarına sağ tıklayarak ulaşabileceğinizi;
- Kutuları farenizle tutup çekerek hayalinizdeki Tekmetokat'ı yaratabileceğinizi;
- Yazıları okumakta zorlananların mouse ile üzerine gelip yazı rengini açabildiğini;
- Bu özelliklerin Firefox'ta sorunsuz işlerken Explorer ve diğerlerinde afalladığını..

Neredeyim ben adamı Oky!
Vaktiyle kalabalık bi öğrenci evinde yer olmadığı için koyun koyuna uyumuşluğumuz olan eski bi arkadaşımın şimdilerde gay olduğunu öğrenince Vay Anam Vay diyerekten Tarkan'ın tüm yeni dans figürlerini ardarda sergiledim heralde. Kendi halinde yaşamaya çalışan biri olarak başıma gelen enteresn olayların sayısı artıyor ya da ben kendi halimde yaşadığım için başımdan geçen her olayı Bahadır Boysal gibi izliyorum. Bundan 1 hafta önce başka bi öğrenci evinde yeni tanıştığım halde kucağımda sızmış, ailesinin sıkı olduğunu ise birazdan öğreneceğim kızın aniden çıkagelen abisine yakalanmamak için alelacele kızı yatağa atıp hemen altına saklandım. Hani hapşırsam kurşun yiyeceğim ciddi bir durum ama gülmemek için zor tutuyorum. Çünkü bu hikayede yer almayı hak etçek bi çabam olmadı. Yoldan geçiyodum ben! Şu esnada bu yazı- yı okumaktayken, 1 dakika sonra bungee jumping yaptığınız ipin koptuğu anda bulun kendinizi. Aynen öyle. Kısacası; bizi bu yöre, bizi bu töre, bir araya getirmez. Benden söylemesi.

Etiketler:

ZAMAN KÖTÜ

3 TANE

Fotoğraf: Murat Başar Gürbüz
Sözcüklerim varmıyor uzaklarına. Birer birer düşüyor bütün öpmelerim, ağır yenilgiler alarak. Adresinde yokluğnu kıya- met bilerek, sadece susarak özlüyorum seni. Hiç tanımadan, ne garip. Sadece susarak özlüyorum, özlüyorm seni. Hiç ta- nımadan, ne garip. Sense uzak, çok uzakta, bir deniz gibisin resimlerde. Dokunsan Dersim olur, göçerim mecburen. Duy- dum çok sonradan, adın önemli değil. Acın aynı tadı veriyor zaten. Acın aynı tadı veriyor zaten. Ve adresinde yokluğunu kıyamet bilerek ve sadece susarak özlüyorum seni. Hiç ta- nımadan, ne garip. İşte buna bıçak çekiyorum. Şimdi adı yok hiçbir sevgilinin. Zaman zaman değil; şimdi.







Etiketler:

SUSARAK ÖZLÜYORUM

9 TANE

Beni Kadıköy'ün Yağmularında Yıkasınlar
Sol elimin işaret ve orta parmağnı avcuma bağlndıkları yer- den kestim. Kulağa ne kadar olağan geliyor, halbuki böyle bi olay insanın başına senede bir defa gelirse gelir. Yarabandı mesela, hayatım boyunca toplam bir kutu kullanmamışımdır. Ama görünce yadırgamıyorum. Anılarım canlanmıyor. Sanki dün de elimi kestiğimde aynı böyle sarmıştım. İki yarabandı kullandığım zaman düzlemleri bir solucan deliği ile birbirine bağlanıyor ve arasındaki bütün yaşanmışlıklar o an için yok oluyor. Beni Kadıköy'ün Yağmularında Yıkasınlar şarkısında da öyle. Nadiren dinlemişmdir ama çıktığnda of gene mi bu!

Etiketler:

TOURNIQUET

1 TANE

Madagaskar Güzeli
İşim gereği yurtdışındaydım * Sık sık giderim de ben biraz * Şuan mesela bir otel odasından kişisel web page'ime bağla- nıyorum * İyi ki maaşımın 4te 1iyle almışım şu laptop'u * Bu defa da yolumuz Madagaskar'a düştü işte * Burası dünyanın ilk adası ve dünyanın geri kalanından farklı bir evrim süreci geçirdiği iddia ediliyor * Bu sıcak ülkenin tozlu yollarından ilerlerken, 3 kollu bi kız çocuğuna takılıyor gözümüz * Hika- yesini öğrenmek için duruyoruz * Anlamadığım bir dilde şiir okuyor * Duygusal bi çalışma * Nemli gözlerimi saklama ge- reği hissediyorum * Yerli halk ne kadar misafirperver * Hiç bizim Danimarka'ya benzemiyor * Burda çöpçüler bile anla- madığım dilde konuşuyo * Fransız kalıyorum * Neden sonra öğrendim, Madagaskar'da konuşulagelen dil Fransızcaymış meğer * Neden? * Neyse sonra bakarız * Şimdi telaffuzu zor marka bir çikolata yemem lazım * Yaşı benden büyük 2 şişe şarabım var hem * Ne güzel gider şimdi bozuk bozuk

Etiketler:

MADAGASKAR

7 TANE

Görüş Mesafesi
Ben orada olduğunu sanmaya devam ederken, senin nerede olduğun mühim değil. Çünkü ben bu bedenimin dışarısına hiç çıkamam ve bir tek içimde uyandırılanlarla yetiniyorum. Ve tarihte bugün ilk defa orada olmadığına inanıyorum ve belki de orada olman bişey ifade etmiyor artık ve bu çok tuhaf bir duygu ve sanki denizler çekilmiş ve eski bi uygarlık belirmiş dibinde. Sonra vapur arka arkaya korna çalınca bir şeylerin ters gittiğini seziyorum. Müziğin sesini kısıyorum. Muazzam bir sis çevrelemiş gemiyi. 1 mt ilerisini seçemiyorum. Okya- nus ortasnda gibiyiz, İstanbul'un göbeğinde. Dört yanımıza çekilmiş beyaz perdeler... Motorlar da susunca havada asılı kalıyoruz adeta. Yokluğunu fark ettiğimde hissettiklerimin görsel karşılığını bu kadar kısa sürede deneyim etmek biraz olsun iyi geliyor. Panikli yolcular tiyatrosunu daha yakından izleyebilceğim bi yere geçiyorum. Müziğin sesini açıyorum.

Etiketler:

GÖRÜŞ MESAFESİ

4 TANE

Benim adım ebruli, nalakaysa
Bazen gmail kutumda spam bile olmuyor. Eminim o an tv'de de izlicek hiçbir şey yoktur. Birini telefonla arasam, ki bunu hiç yapamam, zaten en uygunsuz zamandır. Bari bakkala gi- deyim de 4 kapakla penguen, tabak, çanak, artık dönemine ışık tutan hangi kampanya yürürlükte ise hediyemi alayım dersin; bu sefer de bakkal kolaları ondan almadım diye geri çevirir ya da kampanya sona ermiştir ancak genelde bakkal kolaları ondan almadım diye geri çevirir, bazense kampanya cidden sona ermiştir. İstenmiyorsam açık açık söylensin, ne bu ya. Alırım başımı giderim efeler gibi hey! Zaten herhangi bi Ezginin Günlüğü şarkısna uyanıp geceyarısı yoktan sevda yapacak kıvamdayım. Karafakiden de akarız icabında. Belki haberin yok adamım ama bu küçük işlere artık ben bakarım. Beni bu göreve layık gören tüm teşlikata teşekkürler..

Etiketler:

MY NAME IS EBRULİ

3 TANE

Trainspotting
Susuzluktan geberen birine 1 bardak suyu astrolojik rakam- lara satabileceğimi farkettiğimde şerefsiz olduğumu anlayıp emlakçı olmaya karar vermiştim. Çünkü bu ordinal faydanın günümüzde en fazla bu alanda işlediğini görüyorum. Mesela 130 milyardan satışa çıkarılmış bir evin niye 135 milyardan satışa çıkarlmadığını bana kimse açıklayamaz. Satıcı ile alı- cının Maslow piramidindeki yerlerinin çatışması tamamen. O halde doğru kişiyi beklersem 150 milyara da satabilirim. Kendimi bu beyaz atlı pamuk prensese saklıyorum. Wykka, unutulmaz film replikleri mimini paslamış. Bak şimdi konuyu nası bağlıcam. Trainspotting'in esas oğlanı Renton emlakçı- lığa başladığında ne demişti: Bir salak bile bu kaostan para kazanabilir. Düşüncelerimi nasıl da özetlemişti, nasıl mutlu olmuştum. O panikle Dide'yi sobelemiştim, hiç unutmam.

Etiketler:

TRAINSPOTTING

2 TANE

Rorschach Mürekkep Testi
Epeydir kullanmadığım rapidolar yazmayınca bozuldular he- ralde diye düşünüp projeleri baştan aşağıya 0.5 ile çizmeye devam ederkn o da bitince şu mürekkep işini daha kapsamlı bir şekilde ele alayım dedim. İçini açtığımda var görünüyor. Hatta göz göre göre yine de mürekkep damlattım ve haliyle etraf rorschach mürekkep testine dönüverdi. Artık yüzümü nereye çevirsem şekiller, şekiller ve şekiller görüyordum. Korkularım sarmaşık misali benliğimi ele geçirmek üzerey- ken içimden üflemek geldi. Beynim yetersiz kalınca devreye çizgili kas sistemim girdi de diyebiliriz. Meğer mürekkebin kalıntısı içerde baloncuk yapmış ve uzayda boşu boşuna yer kaplayarak yolu tıkıyormuş. Fişini takmadığı için bilgisayarı bozuldu zannedip teknik destek hattı çalışanı ile diyalogları forward edilen biri gibi hissediyorum. Üfleyince geçti tabi. Üfleince hep geçer. Örnekler: Yara, ter, toz, mum, tabanca, sıkıntı, kibrit, fırıldak, tüy, ıslık, polen, kül, soğuk, ebru.

Etiketler:

RORSCHACH TESTİ

1 TANE

80'lerin Metallica'sı
Süperego, insanın konsere gitmesine izin vermeyen bir şey. Evinde uslu uslu dinlediğin ve gerektiğinde ritmik beden ha- reketleri ile uyum sağladığın aynı müziğe, sırf başkalarıyla birliktesin diye aşırı tepki sergilemek, kişiliğinle çeliştiğini sinemasal bir havada fark etmene karşın sürü psikolojisinin de katkılarıyla bunu görmezden gelmeye çabalamak, arada kaynamasına sebebiyet vermek, kendini kandırmak, yani bu kaçamak, ne kadar hayvan olduğumuzun açık bir göstergesi. Yo yo yo, ben artık konsere falan gidemem. Geçmiş bizden.. En azından bir klasik müzik dinletisi havasında olmadıkça. Derken, 27 Temmuz tarihli MetallicA İstanbul konserinden haberdar oldum. Bir insanın nefsiyle bu kadar da oynanmaz! İşin ucunda For Whom The Bell Tolls dinlemek var..

Etiketler:

METALLICA KONSERİ

1 TANE

İşte Uludağ'daki buz gibi karı!
Şimdi blog tutuyoruz ya, yağan karla ilgili bir şeyler demek lazım geliyor sanki fakat sana daha ilginç bir şey anlatıcam. Yoksa kim sevmez Uludağ'da buz gibi karı, aybediyon. Koca ormanda devrilmiş tek bir ağacın ses çıkarmadığınca, kimse dinlemediği taktirde hepimizin sesi aslında çok güzel. Özel- likle kısık sesle söylerken bile yankı yapıyorsa. Ama daha ilginç olan, hangi şarkıyı söylüyorsan o şarkıyı söyleyenin sesine benziyor gibi geliyor sesin? Bu sana da oluyor, hadi itiraf et. Çünkü şarkıyı söylerken aklımızda da orjinal halini döndürüyoruz ve düetimsi oluyo. Allah belanı versin Sertaç, gene hayatın anlamını çözdüm ya! Aha tam şu esnada dejavu oldum ama profesyonel bir blogger olduğum için bozuntuya vermeden post'a devam ediyorum. İşte benim sesim ve asıl önemlisi üslubum kimse dinlemiyoken aynı Koray Candemir. Hemen örnek koyayım zaten tarihler 30 Ocak'ı gösteriyor. Her ay 1 TB bandwidth'imin boşa gitmesine gıcık oluyorum..







Etiketler:

KUYUNUN DİBİNDE

1 TANE

Free Music Zilla
Müziğe arşivci hassaslığıyla yaklaştığımdan olsa gerek, tek mp3 indirmek hiçbir zaman huyum olmadı ama sosyal müzik ağları yaygınlaştıkça insanın canı çekmiyo değil hani. Kendi tematik kasedini çekmen ya da radyo niyetine Last FM din- lerken mesela hayatının şarkısını keşfedip onu bir an evvel edinmen için lazım olabilir. Tabii ara ki bulasın. İşte sevgili reklamseverler, Free Music Zilla adlı bu kuş kadar yazılımla artık mp3 indirmeler bir şölen havasında geçecek. Programı kurduktan sonra penceresinde; Last FM, Imeem, Pandora ve Myspace gibi müzik sitelerinde o anda dinlediğiniz şarkı be- liriyor ve tek bir tıkla kalite kaybı olmadan bilgisayarınıza iniyor. Japonları bu yüzden çok seviyorum ben. Ulan bi kere de yapmayın be! Bi sakinleşin ya, 2 dk insan olun şurda! Ne hırs yapmışsınız. Bi çarpacam bi de yer çarpacak, o olcak.

Etiketler:

MÜZİK FESTİVALİ

2 TANE

Pijamaya Evet!
Yazılara resim seçerken, konuyla ilgili olmasına gayret etti- ğim birkaç fotoğraf bulup onlara gözlerimi bulanıklaştırarak bakıyorum. İnsanın, dilediği zaman gözlerini harici bir araç kullanmaksızın bulanıklaştırabilmesi ne kadar ulu bir varlık olduğunun açık bir ispatı değil midir? Demek ki Allah vardır. Bu konuya da açıklık getirdiğimize göre devam edebiliriz... Fotoğraflar buğulu haldeyken, bütün detaylarını yitirip renk altyapılarını çok açık bir şekilde ortaya koyuyor. Normalde sıradan görünen bir fotoğrafın, normalde çok güzel görünen bir fotoğraftan doku olarak yazıyla daha uyumlu olacağını anlamanın başka bir yolu yok. Kıyafet seçmek gibi biraz da, düğüne pijamayla gidemezsin çünkü daha iyi kıyafetler var ama onlar uyurken pijamanın verdiği rahatlığı vermez. İşbu sebeple geceleri pijama giyeriz. Sen ne sanmıştın, akıllım?

Etiketler:

PİJAMANIN ÖYKÜSÜ

0 TANE

Aslında tek istediğim..
Kamusal alanda mim kabul etmeyeceğimi söylemiştim ancak bu kuralı ihlal edeceğim biri varsa, o da Tunç abidir heralde. Konu: Nefesinizi kesecek anlar. 3 başlıktan oluşan oyunun, vaktimiz dar olduğu için (annesinin reddettiği antilop yavru- sunu emziren kanguru haberi bekliyor çünkü) ilk bölümüne iştirak edebiliyorum ama sobelediklerim Tunç abinin tablo- suna göre giderlerse sevinirim: İngilizceyi tüm deyimleriyle birlikte su gibi konuşabilmek. Evimde tek başıma bestelemiş olduğum kendi şarkımın hiç tanımadığım insanlar tarafından mırıldanıldığına şahit olmak. Metin Fidan ile arkadaş olmak. Dünyanın en güvenilir doktoru tarafından hiçbir sağlık soru- num olmadığına, hepsini aklımda canlandırdığıma dair teyit almak ve aslında sigaranın zararlı olmadığının ispatlanması. Sobelediklerim: Osman, Burcu, Gözen, Mehlika ve Erman.

Etiketler:

BEN ÖLMEDEN...

0 TANE

The Gadsdens (Esas eleman sağdaki)
Senelerdir izini sürdüğüm titrek sesi, yakın gelecekte adını sıkça duyacağımız The Gadsdens'te buldum. Reklama girme- den önce biraz hikayesinden bahsetmek istiyorum. O akşam yine her akşamki gibi sıkılmıştım İstanbul'dan. Kralı bulun- duğum gazinolardan birindeki günlük rutin akışı şuursuzca izlemekteydim. Müşteri sayısının her geçen gün azalıyor ol- ması, canımı bir hayli sıkıyordu. Şaka lan, öyle zengindim ki bu umrumda bile değildi. Derken o sesi duydum. Ruhum bir an için bedenimden ayrılmıştı sanki. İçim geçmiş. Yaverim kalk yerine dedi. Ya gözlerimi dinlendiriyorum desem de ıs- rarlarına daha fazla dayanamayıp bu güzide sesin kime ait olduğunu sordum. Türkiye'de 5 parasız kaldığı için acıyarak bulaşıkçı olarak işe aldığımız turist gencini işaret etti. Yeni assolistimizin o olacağını hemen o anda anlamıştım. Aşağıya koyduğum Smalltown Boy cover'ını edinmek için ne taklalar attığımı bilemezsiniz. Limewire'de bile yoktu. Dinledikten sonra şarkının gerçek haline buradan bakabilirsiniz.







Etiketler:

THE GADSDENS

2 TANE

Rengim Mütevellioğlu
Bu kız çocuğundan 2 sene önce de bahsetmiştm. O zamanlar 15 yaşındaydı. Merak edenler için söylüyorum; şu an 17 ya- şında. Ama asıl şaşırtıcı olan şey bundan tam tamına 17 yıl önce doğmuş olması. Artık nasıl bir tesadüfler zinciriyse, bu tarih inanılmaz bir şekilde 1991 yılına denk düşüyor. Zaman makineli filmlerde görmeye alışkın olduğumuz çöpe atılmış gasteyi çıkarıp tarihine bakma klişesini bir de ben yapayım dedim ve 2008'de olduğumuzu görünce artık diyecek bir şey bulamadım. Bu nasıl bi rastlantı dünyası, bu nasıl bi kelebek etkisi, bu nasıl bi paralel evren ve bu nasıl bi Donnie Darko? Biraz soluklanmak istersen eğer, Rengim Mütevellioğlu'nun fotobloguna göz atabilirsin. Arşivinde ilerledikçe vay anam vay neler dönmüş Serhat ya, tepkisi verceksin. Flickr'ı daha doyurucu. Yukardakinin de bir otoportre olduğunu özellikle belirtmek isterim. Niye biz çekince böyle çıkmıyolar ya!

Etiketler:

RENGİM MÜTEVELLİOĞLU

2 TANE

Alakasız ama güzel fotoğraf
Arşiv neden yok deniyor. Sanki açıp okuyacaksınız. Bugüne kadar hiçbir blogun Haziran 2004'üne falan bakmaya gerek duymadım ben. Flaş haber: Paradan 6 sıfır atılıyor, diyen bir yazıyı çocuksu heyecanla okuyacak değilim çünkü. Arşivler, ilerde çocuklarımıza göstermek için varlar. Yok eğer kast ettiğiniz diplerde (bkz: dibini görmeyen kahraman olamaz) sayfa çevirmek üzre çıkan Önceki Yazılar linkiyse, bak onu ben de isterim. Olmaması teknük yetersizlikten. Blogger'ın eski altyapısını kullandığım için pek çok nimetinden fayda- lanamıyorum. Şu sınavlar bitsin, ilk ilgileneceğim bu olacak. DARK görünümün ve konseptin devam edip etmeyeceğine de o zaman karar veririz artık. Ama böyle iyi, böyle güzel.

Etiketler:

ÖNCEKİ YAZILAR

8 TANE

Korkmuyorum ben buyum böyleyim.
Üşürüm ve üşüdüğümü anlarım !! Mart gelince yaz gelmiştir, itiraz kabul etmem. Şimşeği beklemekten vazgeçtiğim anda yeniden çakar, bu hep böyle devam eder.. Islak kültablasın- dan hiç haz etmem. Bazen tek bir saç teli görüş açıma girer ve ben onu bir an için öcü zannederim. Bir şeylerin pili bite- cek diye tedirgin olurum. Duştan sıcak su aktığı halde altına girmeye cesaret etmem 3-5 dkyı bulur. Oldum olası çekyat açıp kapayamam. Kızların poposuna mutttlaka bakarım. Her dünya kupası sonrası üff ya kim beklicek şimdi 4 sene daha diye üzülürüm ama sonra bir daha aklıma gelmez. Otomatik kapılara güvenmem. En sevdiğim yeri sadece 1 defa söyle- nen şarkılarda o anı ii değerlendirmeye bakarm. Mavi gözlü olacağımı bilsem yeniden doğarım. Bir şey olsa da tazminat davası açıp para kazansak diye düşlerim. Arabam olsun çok isterim ama benzin almayı beceremezmişim gibi gelir.

Etiketler:

YAPARIM EDERİM

1 TANE

Angus and Julia Stone
Operasyona gel. Hazır aşağda The Cardigans'tan bahsetmiş- ken, Travis'in henüz keşfedilmemiş ninnisi Battleships'in bir yerinde devreye giren Nina Persson kılıklı sesin kaynağını araştırayım dedim. Angus and Julia Stone ilen tanışıklığımız da böylece başlamış oldu. Ya korkma tıkla linke, çalan bizim şarkımız olur. Folk türü müzik yapan bu sevimli Avustralyalı kardeşlerin, A Book Like This diye bir de albümleri varmış. Kadın olanının sesini daha iyi analiz ettim, Bat For Lashes'e daha çok benziyor. Yalnız kendilerine isim bulsunlar, çünkü Eda & Metin Özülkü gibiler. En olmadı birer sahne adı lazım; mesela Angus Sesigüzel veya ne bileyim, Julia Avşar falan. Neyse konuyu saptırma, asıl ne dicem. Albümde Just A Boy diye bir şarkı var, Pinhani'nin yeni çıkacak albümündeki Bir Anda şarkısı ile çok aynı. Ne zaman dinlesem, Kavak Yelleri başladı sanıyorum. EDIT: Ben bu yazıyı yanlışlıkla Otobüste bloguna yollamışım. Hemen sildim ama RSS ne olacak !!

Etiketler:

ANGUS & JULIA STONE

0 TANE

Nina Persson
Okulda kendimi Mahşer-i Cümbüş'teki Ayhan kadar gereksiz buluyorum. Müzisyen dostum Thom Yorke'un da dediği gibi: I dont belong here. Here dediysek, okul yani. Yoksa şu anda evdeyim. I dont belong there demeye getiriyor. Sıkı dostuz ya, aramızda böyle bi dil geliştirdik. İngilizceye benzetirler biraz. Faynıls diyordum, bu kavramı yitireli yıllar oluyo. Bu titrek ellerle ameliyat falan yapamam gayrı. Finaller benim için, bütünlemeye bırakacağım derslerin sınavları hakkında ön fikir edinmek için gerçkleştirdiğm insafsız keşif uçuşları. Her dönemin sonrası Avrupa'ya veda edip lige yoğunlaşınca dinlediğim bir şarkı var. En kadın sesler listemde 2. sırada bulunan eski kız arkadaşım Nina Persson'dan geliyor: Erase & Rewind. Bu videonun sırrını çözemedim. Toplu ayin gibin. Resmen ekrandan ılık rüzgar esiyor suratıma. Mahşerde de böyle 1 ortam olcak gibi geliyor bana yoksa şüphen mi var?

Etiketler:

NINA PERSSON

3 TANE

Devrik Lider
Bilgisayardaki satranç hile yapıyor. Mahkemede kullanmak üzere kaydettim. Programlama hatası falan değil, düpe düz terbiyesizlik. Çünkü yenileceğini anlayınca bu çirkin eyleme başvurdu. 6. seviyede kazanmak için nicedir uğraşıyodum, son çare kutu ıspanak yedim, beyin kaslarım kuvvetlendi ve oyunu okumaya başladım. Defans güvenliğini sıkı tuttum ve koordineli akınlarla rakip kale çizgisine kadar indim. Başta oyunu kendi yarı alanında kabul etti. Akabinde bloklar arası koordinasyon eksikliği, kollektif oyunun gereklerini sahaya yansıtmasına iyce mani oldu. Skor avantajnı da kaybedince, demarke vaziyette yakaladığım önemli kozlarını teker teker eksiltmeye başladım. Bitiş düdüğünden önceki belki de son şansta ise izlediğiniz terbiyesizliğe yattı. İşte yapay zeka!

Etiketler:

YAPAY ZEKA

5 TANE

© TASARIM VE İÇERİK : OKAN VARDAROVA - TÜM HAKLARINI SAKLADIM

web counter