<body><iframe src="http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=21917597&amp;blogName=Tekmetokat.org&amp;publishMode=PUBLISH_MODE_HOSTED&amp;navbarType=BLACK&amp;layoutType=CLASSIC&amp;homepageUrl=http%3A%2F%2Fwww.tekmetokat.org%2F&amp;searchRoot=http%3A%2F%2Fwww.tekmetokat.org%2Fsearch" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" frameborder="0" height="30px" width="100%" id="navbar-iframe" title="Blogger Navigation and Search"></iframe> <div id="space-for-ie"></div>

TEKMETOKAT DARK

RSS

Bunları biliyor muydunuz, yoksa bilmezlikten mi geliyordunuz?
- Klavyenizin F1 tuşuna basınca çalan müziğin hemen hemen hergün değiştiğini;
- Her birinde 20'şer post bulunan arşiv sayfalarına sağ tıklayarak ulaşabileceğinizi;
- Kutuları farenizle tutup çekerek hayalinizdeki Tekmetokat'ı yaratabileceğinizi;
- Yazıları okumakta zorlananların mouse ile üzerine gelip yazı rengini açabildiğini;
- Bu özelliklerin Firefox'ta sorunsuz işlerken Explorer ve diğerlerinde afalladığını..

Fotoğraf: Ertan Ceylan
Aman iyi ki bi bare basabildin. Basamasaydn bare! Beklenir. Senden. Işıklar, ışıklar, ışıklar. Bazı öyle hızlı yürüyorum ki koşsam yetişemem. Aldanmaca. Diyoruz halk arasnda. Fazla insan çağırmadık. Sade bi tören. Bizbizecell. Biz buna. Bi de Deniz gelicekti, hala hoş bi havası vardı ve ne güzeldi adı ya değil mi? Acaba anlamı neydi, öğrenemeden ekti. Blogumun sandbox'a düşmesinden duyduğu o hüznü otobüste bana yer vererek atmaya çalıştı. Doğum günüm olmasa valla problem değildi. Ama sanki Lassie bize bir şey anlatmaya çalışıyodu. Nerden nereye! Sağ tık > şahbaz olduk. Işıkla, ışıkla, ışıkla. Kırmızı yanana kadar en güzeli mavi gibiydi, kırmızı yanınca mor olduğunu anladık. Tıpkı Yaşamın Kıyısında'yı seyredene kadar Fatih Akın'ı bi bok sanmamız. Tabi hiçbiri otobüslerde sarkan düşmeyelim diye tuttuğumuz o yumuşak şeye kafam değince boş bulunup overreacting göstermeme benzemez.

Etiketler:

YAŞAMIN KIYISINDA

3 TANE

Kanar ellerim
Damlar mısın adım adım gölgelerine/ Yok oluyor kanatlarım uçuşurken/ Eskitilmiş sayfası tarih öncesi/ Hikayeyi fısıldı- yor sonlanmamış/ Duyulmuyor tek kanıtı kitap kokusu/ Par- mak uçlarımda sinip rengini arar/ Göz görmüyor karanlıklar yaklaşınca/ Yok oluyor kanatlarım uçuşurken/ Üstünde res- medilmiş güzel kadın/ Bir hayalet olmuş gibi korkunç/ Ruhu teslim parlak beyaz alevlere/ Kışkırtyor canyakmaya heves etmiş/ Tehlikeli ışıklarn kelimeler/ Damlar mısın birer birer gölgelerine/ Sanarken sonsuzluğu bitmeyecek/ Mutsuzluğu iz bırakmış yanağında/ Ver izin ver gökkuşağı duymak için/ Hikayeyi eriyorken gölgelerine/ Yaşamaz ki kelebek ölür nasılsa/ Anlatsam anlasa bilse mumdan kalbi...







Etiketler:

KANAR ELLERİM

3 TANE

Yüksek Sadakat
Yüksek Sadakat'in yeni albümü olmamış. Ama sor bir neden olmamış? Eski okurlar hatırlar; ilk çıktıklarında vokal Cemil Demirbakan'la epey dalga geçmiştim. Bizimkiler'i izleyenler hatırlar; pencereye çıkıp benim adım Cemil deyü bağıran bir amca vardı. Bizim Cemil de o hesap, ben dünyanın en gözel vokalistiyem şeklinde atıp tutmuştu. Vaktiyle din kültürü ve ahlak bilgisi dersini alanlar hatırlar; yukarda Allah var, sesi güzeldi de hani. Yeni albümle birlikte bunu daha iyi anladım çünki Cemil Demirbakan gruptan ayrılmış ve yerine Rus kız- lar gelse yine iyi, Kenan Vural gelmiş. Yavuz Çetin'in Satılık albümünü bilenler ordan hatırlar. Tamam o da hoş çocuk da, bi grupta vokal değişmişse o grup ölmüştür benim gözümde. Bu arada dış mihrakların müziğine kaptırdık gidiyoruz ama bak yerliler çatır çutur yeni albümlerini çıkarıyor. En çok da NEM'in Kristalize'sini heyecanla bekliyorum. Merak etmeyin hepsini incelicez. Şimdi Yüksek Sadakat'ten bi örnek koyak.







Etiketler:

KATİL & MAKTÛL

5 TANE

Kış fotoğrafı
Farketing'te okudum. Daniel Dennett'a göre mutluluğun for- mülü çok açıkmış: Kendinizden daha değerli bir şey bulun ve hayatınızı ona adayın. Kulağa oldukça akustik geliyor. Vakit kaybetmeden bir iç muhasebesi yaptım. Bu kış diğer kışlara nazaran daha dingin bi haleti ruhiye sürdüğüm söylenebilir. Nazaran sözcüğünün bu tanımda kilit bi rol üstlediğini unut- mayak. Neyse işte Dexter Morgan tarzı bir hayat benimkisi. Mutluluk eğer mutsuzluğun olmadığı yer ise, vazgeçmek her derde deva. Çünkü dikkat ettim, mutluluğu kovalamaktan i- leri geliyor mutsuzluk. İlkokulda yazdığm bi kompozisyonda da belirtmiştim aynısını. Etliye sütlüye karışma, izm'e uzak dur ve aşık olma. Vazgeç hepsinden. Nasıl dinginleşiyosun o zaman. Çok mu daraldın, adı Winter olmasaydı da dinlediğm en iyi kış şarkısıydı diyebileceğim şu melodiye birkaç damla dökersin. Akıtırsın zehrini, bitti gitti. All the white horses're still in bed derkenki sesinden öpmeyi unutmuyoruz yalnız.







Etiketler:

KIŞ ŞARKISI

3 TANE

Juliette and the Licks
Abi duyduğuma göre bi kızın seninle sevgili olması için kalın kaşlı olması lazımmış. Gözleri renkliyse... Jennifer Connelly veya yerellerden Saadet Işıl Aksoy tipi. Başka kriterlerin de var mı? Kandemir Konduk'un yazdığı Oğuz Yalçın'ın yönetti- ği diziler hakkında engin bilgi birikimine sahip olmalı. Bir de favori Mahallenin Muhtarları karakteri Müzeyyen Hanım ise bu iş tamamdır. Bir ara Sandra Bullock fetişisti olduğunu ha- tırlıyorum. O bu kriterlere uyuyor mu? Yaşlandı o yav, şimdi yeni gözdem Juliette Lewis. Aaa şarkıcı? Yok lan ne şarkıcı, bildiğin artiz. Abi onun grubu var, Juilette & The Licks diye. Ben nereden hatırlıyorum bu ismi... Hatta yazın Radarlive'a gelmişlerdi. Sen de gittiydin ya hani ordan hatırlıyosundur? Güntekin sen ciddi misin? O Julyet bu Julyet miiiiiiii? Burnu- muzun dibine kadar gelmiş kızcağız, kaçıdık! Abi izleyeydin. Ne bileyim, festival alanında 200 ml icetea'ye 5 milyon ver- mekten imanımız gevrediği için Eroy'la kasabaya çıkıp birer buçuk litre icetea almış kafaya dikiyoduk o esnada! Offf ya!

Etiketler:

JULIETTE & THE LICKS

1 TANE

AKP kapatılsın yerine Rus kızları gelsin.
Uzun süredir görmediğim birini görünce, hala yaşıyo olduğu için aklıma ilk olarak görüşmeyeli ne çok yemek yediği geli- yor. Mesela 1 senedir görüşmedik diyelim, 1000 öğünden uf bir oturma odası dolusu yemek eder. Sanki görüşmediğimiz süre zarfındaki tek meşguliyeti bu hacmi içine almak olmuş. Daha önce dinlemediğim bir şarkıyı dinleyince de, yeni şarkı dinlemekle içki içmek arasında muazzam bir benzerlik oldu- ğu dikkatimi çekiyor. İlk yudumlarında her ikisi de bir şeye benzemez iken kana bir karıştıktan sonra tek dayanağın bu sanki. Ve her ikisini de fazla kaçırırsan mideni bulandırıyor. Az önce göz göze geldiğim biriyle gene göz göze gelinceyse artık tüm şansımı yitirdim kabul ediyorum. Ben insanları in- celemeyi çok severim ama yanlış anlamaya müsait varlıklar olduklarından ötürü kendime iki defa göz göze gelme limiti belirledim. Buna varınca ölsem bir daha bakmam. Sıradaki!

Etiketler:

PRENSİP MESELESİ

0 TANE

Sualtı tramvayı
Yarısına kadar dolu kutu kolamın bitip bitmediğini anlamak içn var gücüyle çalkalayarak içinde aside dair ne varsa uçup gitmesini sağlayan garson müsvettesine refleks olarak ger- zek dedim. Ortasından ikiye bölünse de bu çok hoşuma gitti. Çünkü aptal, salak, gerizekalı gibi sıfatları günlük konuşma dilinin vazgeçilmez bir unsuru haline gitebilenleri hep kariz- matik bulmuşumdur. Ben sırf söylerken değil, bulurken bile ortasından bölünüyo. Türk dizilerindeki polis figüranlar gibi yapmacık. Bu arada o pastaneye de ilk fırsatta tahrip gücü yüksek bombalı bi saldırı düzenlicem. Ajanslar altyazı falan geçerse terör eylemi sanmayın diye haber veriyorum. Bence şu halk otobüsleri, tam bi halk otobüsleri. Paragrafın akışını bozan cümle misali. Geçenlerde halka karışırken fark ettim. Yoksa IETT kullanan biriyim, ne sandın? Kabul, garsona ger- zek lafını içimden demiştim ama yine ortasından bölündü ya!

Etiketler:

HALK OTOBÜSÜ

0 TANE

Sonbahar yansıması
Bir insan düşün ki, her günü bir öncekinden de kötüye giden. Ve doğduğundan bu yana. Ve galiba o benim. Bir MFÖ aforiz- ması patlat bakalım dediklerinde, trilyonlarcasından aklıma ilk gelenin, 'mutluymuşum da haberim yok' oluşunun açıkla- ması da bu. Zaten ne diye öyle bir şey dedilerse. Onlar da bi garip. Dillerinden düşürmedikleri o boşluğun, bi şeylerin ek- sikliğinden kaynaklanmadığını kanıksayınca insanın hayatla ilişiğinin kesildiğini bilmiyorlar belki. Tüm bekleyişlerin ani bir değer kaybına uğradığından mütevellit. Bazen, en hakiki yaşamak çeşidinin intihar kararından sonra yaşanabildiğine inanıyorum. Düşünsene, ilk kez gönül rahatlığıyla bir sigara içeceksin. İstediği kadar kanser etsin, icabında. Ölüm dişle- rini gösterdiği vakit pişmanlık diye bişey kalmıyor. İnsanın üzerinden biyük kalkıyor! Böyle bi kitap yoksa ben yazayım. Son sayfasında doğal yollardan ölecek bi moruğun, gençken aldığı intihar kararı sonrası cesurlaşan hayatıyla alakadar. Kitap yazmak da bunlardan biriymiş. Gerçek bir öyküden.

Etiketler:

KANSEROJEN ETKİ

3 TANE

Fast Food
Dediler ki; insan web sitesi yaptırmadan da yaşayabilir ama herkes yemek yemek zorundadır, o yüzden webmaster değil kebapçı olalım ki parayı kıralım. Bu küstah sözlere içerleyip ani bi ivmelenmeyle uzaklaştım yanlarından. Kendi bildiğim yoldan yürümeye devam ettim. Ne var ki, bana akıl verenler birer birer restoranlarını açıyor ve gerçekten de parayı öyle bi kırıyolardı. Bense kendince sanatını titizlikle icra etmeye çalışan biri olarak hala bi baltaya sap olamamıştım. Sonraki yıllarım yokluk içinde geçti. Zor zamanlar. Ne alakası varsa, ekmeği bile karneyle alır olmuştum. Artık iyiden iyiye tercih hatası yaptığımı düşünüp yeniden gıda sektörü üzerinde yo- ğunlaşmaya başladığım bir akşam, aklıma dahiyane bir fikir geldi ve böylece yemeksepeti.com'un temelleri atılmış oldu. Şimdi o restoranların hepsi sistemimize dahil olabilmek için kıyasıya bir mücadele içerisinde. Bu hikayeden çıkarılacak ders odur ki: Ulan hagaten de insan yemek yemek zorunda!

Etiketler:

BAŞARI ÖYKÜSÜ

6 TANE

Beudrujya'nın Mariyo'ya aşık olduğu an.
Çok dikkatli dinlersen geceleri evine durmadan hırsız giriyo sanabilirsin. Halbuki o ses kombiden geliyo. Sonra otobüsün nihayet ilerliyor sanabilirsin belki. Oysa bir yandaki geriye doğru gidiyor. Asıl önemlisi, kendi Beatrice Russo'nu bir gün bulacağın ümidiyle bekliyo olabilirsin. Ancak maalesef onlar sadece filmlerde yaşıyor. Sen de, kızın Mario'ya aşık olduğu anı dondurup bloguna koyabilirsin. Çünkü elinden bir tek bu geliyor. Kendimden biliyorum. Ben bugün bunu gördüm. Tec- rübeyle sabittir. Bi arkadaşım ekolü. Anket yapmışız canlar. Hanım koş! Yalnız, bana böyle filmlerle gelme bir daha, ok? Herif düne kadar anlamını bilmediği üç metaforla kasabanın gülünü tavlıyor. Boş gezenin boş kalfası hem. Pablo Neruda, Mario orada! Bir de öğrenci andı okur gibi ifadesiz bir surat. Bu sesle bence git de top sektir. Bizim buralarda, bir kadına ellerinle dokunabilmek için sözcüklerden evvel konumun ile dokunabilmelisin. Ha, İtalya'da kızlar teklif ediyosa başka.

Etiketler:

POSTINO, IL

1 TANE

Tori Amos
Tori Amos şarkıcısını bi süre hem İtalyan hem erkek, haliyle yakuşuklu bi ses sanatçısı sanarak yaşadım. Derken bir gün kendisyle bi dost meclisinde biraraya gelip tanışma fırsatım oldu. Aynı saniye içerisinde hem kadın hem İngiliz olduğunu fark ettim. Çünkü tıbben, yok medikal anlamda değil; tippen tam olarak ortaçağ İngiliz kraliyet filmlerinde, prensin eşini oynayan kızıl ve çilli aktristlere benziyodu. Meğer ben yıllar yılı DJ Tiesto'la karıştırmışım bunu, diye düşünerek yaşadım akabinde. Zira DJ Tiesto'nun Hollandalı olduğnu öğrenmeme daha vakit vardı. Kronolojik gidelim, Tori Amos şarkıcısının aslen Amerikalı olduğu gerçeğiylen yüzleşmemin sonrasına düşüyor bu. Böyle bir kaos ortamı. Neyse bu karanlık çağlar geride kaldı artık. 1 yıldır aktif bir Tori Amos dinleyicisiyim. Yalnız Çelik'ten bile çok albümü olduğundan halen diskogra- fisine hakim olduğum söylenemez. Dün Little Earthquakes'e başladım ve China şarkısı ilk dinlediğimde çok tanıdık geldi. Zihnimi biraz yorunca Alanis Morissette'nin Perfect'yle ben- zeştirdim. China'nın daha eski şarkı olduğnu da not düşmeli.

Etiketler:

TORI AMOS CHINA

4 TANE

Emekçi Kaplan
Hangi amaca hizmet başladığımı bilmediğim kediler dizisine devam ediyoruz. Previously on Kediler: Panterlerin 4 grupta toplandıklarını geçtiğimiz derste öğrenmiştik; aslan, leopar, kaplan ve jaguar. Öncelikle içlerinde en iri ve güçlü olanının kaplan olduğu bilgisiyle başlayalım. Aslanların bu denli nam salmasının sebebiyse aile hayatı süren tek kedi türü olması. Yani birine lolo yapılırsa, çingene gibi sülalecek kazanılmış haklarını savunmak için eyleme geçiyorlar. Tabi erkeklerini ayrı tutmak lazım çünkü yeleli aslanlar avlanmaz. Kaplanlar ise her kedi gibi tek tabanca takılır. Aslanlar Afrika düzlük- lerinde pineklerken, kaplanlar Asya'da yaşar. Bu kötü hayat şartları emekçi kaplanları iyi birer yüzücü & tırmanıcı kılar. Ayrıca jaguarlar da çok iyi yüzebilirken, the tırmanış oscar'ı esas olarak goes to leoparlar. Onları pars ismiyle de tanırız. Jaguarla leopar aslında çok benziyor, nispeten daha iri olup Amerika'da yaşayanına jaguar diyorz. Apocalypto filminden kalsın aklınızda. Nesilleri kaplan gibi tükenmekte... Sonraki derste liger'ı işleyip küçük kedilere geçicez. Çıkabilirsiniz.

Etiketler:

BÜYÜK KEDİLER

10 TANE

Irkçılık korkusu
Hayaletlerden korkarm, onlardan dedem de korkar. Hayalet diye bişey yoksa bile korkarız onlardan. Bir hayalet görsem ne çok korkacağımın haddi hesabı olmaz. Çıldırırım. Yangın var diye bağırım, yetişin a dostlar derim, ölürüm hasretinle. Ne eve hırsız girmesine benzer bu, ne de sokak köpeklerinin yaylım ateşine. Ne mahalle baskısına, ne de linç girişimine. Hayata bakışım değişir önce, olaylara yorum farkı katarım. Ensemde sürekli nefessler duyarım. Geceleri yalnız uyuma- mak içün helal süt emmiş bir kız bulup evlenerek yaşantımın geri kalan kısmını ona sarılarak geçirmem gerekir. Benimle sarılır mısın? Yoksa ben yattığım ama henüz uykuya dalma- dığım anlarda odamda uçuştuğnu varsaydığım hayaletlerden korktuğumu belli etmemek adına uyuyor numarası yapmaya devam mı edeyim? Ustalık gerektiriyor. Çünkü varlık bi defa doğaüstü olduğundan kolay aldanmaz. Empati kurman lazım.

Etiketler:

HAYALET KORKUSU

0 TANE

Ufuklara yelken
Hafızasını kaybeden insanların, yeni doğmuş bir bebeğe bile girebilen mikrop misali hayata yeni baştan başlamak yerine sadece insanları ve mekanları unutuyor olmalarını uzunca bi süre aklım almamıştı. Sonradan edinilmiş tüm bilgiler uçmuş veyahut şimdilik ulaşılamıyor. Ancak o şimdi linkini verip de pagerankini yükseltmek istemediğim malum şahıs; saçlarına şekil vermek için hobby jöle sürmesi gerektiğni, kıyma yese midesinin kurt yapcağnı, kulak memesini hızlıca açıp kapar- sa çevredeki sesleri eğlenceli bi şekilde duyabileceğni veya sabaha karşı müzik kanallarında ağırlıklı olarak doxanların o özlediğimiz kliplerinin yayınlandığnı biliyor. Şimdi kalkıp bana alt beyin üst beyin diye felsefe yapmayın. Tuhaf işte... Hatta öyle tuhaf ki, holivut filmlernin dünyaya meteor çarp- masına 4 saat kala gösterdiği dünya başkentleri görüntüleri gibi insanlık olarak işi gücü bırakıp elele tutuşmalı ve bu sü- rüncemeden kurtulmak içün varlığımızı ortaya koymalıyız.

Etiketler:

HAFIZA KAYBI

0 TANE

Hangisi döver?
Bu daha önce de işlediğmiz bi konu ancak sınavda verdiğniz yanıtlardan anlıyorum ki, yeterince anlaşılmamış. O yüzden şöyle bi genel tekrar yapmakta fayda görüyorum. Aslında bu Dover dediğmiz, dünyada çokça tanınan, efendime söyleyim dost sohbetlerinde falan adı sıklıkla geçen bir müzik şurubu. Tabii ülkemizde bu durumun geçerli olmaması, kıçımdan uy- durduğum bir takım sebeplere bağlı: FC Barcelona. Şöyle ki, Kuzey Avrupa sevdasının akıl almaz derecede hakim olduğu bir yerde Madrid çıkışlı Dover'in tutması zaten beklenemez. Ayrıca ölen ama öldüğünü inkar eden grunge türünde müzik yapıyor olmaları da bu bahsettiğim bir akım sebeplere dahil. Sonuçta artık hayallerimizi Seattle değil, Ada süslüyor. İşte bu ahval ve şerait içinde dahi Dover iddia ediyorum Nirvana ayarında müzik yapmakta. Bikini giyeyim ki ! Ha, diskoculuk oynadıkları son albüm hariç. Yeni başlayacaklara tavsiyem, Late at Night veya I was Dead for 7 Weeks'ten girişmeleri..







Etiketler:

DOVER BAND

1 TANE

Kediler, kedilerimiz..
Madem kediler ilgi alanıma giriyor, o halde neden uzmanlık alanıma da girmesin düsturundan hareketle aslan ve kaplan gibi eşkalini bildiklerim haricindekileri sanki birer pardesü, mont, manto, kabanmışlarcasına birbirlerine karıştırmamak için şöyle kapsamlı bi araştırma yapim ki her şey ortaya dö- külsün dedim ve yaptım ve buraya not düşmek istedim lakin şu cümle gereksiz uzadığı için şansımın giderek tükenmekte olduğunun da farkındayım. Öncelikle panter diye bir hayvan olmadığı bilgisiyle başlayalım. Büyük kedileri içeren bi sınıf oluyor bu ve üyeleri; aslan, leopar, jaguar ve kaplan. Bunlar dışındaki bütün kedilerin küçük kabul edilmesi de ilginçmiş. Ancak asıl ilginç olan, büyük ve küçük ayrımının, mırlamaya göre belirlenmesi. Şöyle ki, küçük kedilern hepsi mırlayabi- lirken, büyük kedilerin hepsi de kükreyebiliyor ve bi grubun yapabildiğini öteki grup yapamıyor. Bizim panter dediğimiz kediler ise siyah tüylü leopar ve jaguarlardan başkası değil. Şimdilik bu kadar olsun, sonraki postlarda devam ederiz..

Etiketler:

KEDİLERİ TANIYALIM

2 TANE

Ortaya Karışık
Her gördüğüm sakallıyı dedem sanıp elini öper ve bayramını kutlarım. Hava zaten soğuk diye kola dolabını çalıştırmayan bakkalara yazın soğuk çorba içiririm. Otomatik vitesli araba ne lan öyle atari gibi, der geçerim. Ayna grubunun ilk çıktığı dün, gün gibi aklımdadır. Pisa kulesi İtalya'da olduğu için mi sağa yatık yazı tipine italic deriz, üzerinde çok durmam. Her sabah kalkmadan önce dişlerimi fırçalar, öyle kalkarm. Cam kenarı boşalır boşalmaz o koltuğu kaparım. Kablosuz mouse ne lan öyle uzaktan kumanda gibi, der geçerim. Telli defter- lerin sol yaprağında rahat yazamam. Kızlar uğruna dövüşen erkekleri bölgelerini paylaşamayan primatlara benzetirim. Serdarsız Ortaç ne lan öyle kokoreç gibi, der geçerim. Vega dinleyen erkeklerin bastırılmış eşcinsel olduklarna inanırm. Kendimi kendimden çıkarınca sıfır kalır, bu Feridun Düzağaç bizi kandırıyor sanırım. Ayrıca sörf yiyeceğime golf yerim.

Etiketler:

ORTAYA KARIŞIK

1 TANE

Kardeşler Takımı
Kardeşlerin birbirlerine benziyor olmaları beni ürkütüyor ve bu benzerlikler ne kadar ayrıntıya inmişse, durum da o denli ciddileşiyor. Yani ikizlerle falan bi problemim yok, hepsi iyi çocuklar. Aramızdaki sorunları 3 medeni insan gibi konuşup hallettik. Fakat benim derdim normal kardeş oldukları halde mesela gülerken ağızları bi an için aynı şekilde yamulagelen ucubelerle devam ediyor. Laf arasında sana da ucube demiş bulunduk ama neyse ki laf aramızdaydı.. Şimdi bu kardeşler, beraber büyüdüklerinden kelli birbirlerinin suratlarna bağı- şıklık kazanmşlar ve nası benzeştiklerni algılayamıyolar da. Birinin çıkıp onlara gerçeği demesi lazım. Kral çıplak demek bu kadar mı zor? Hele ki sözkonusu kardeşlerden biri erkek, ötekisi kızsa.. Evlerden ırak! Düşman başına! Beynim bu ikili deliliği ayırt edemiyor işte. Hangisini daha önce tanıdıysam, öbürü karşı cinsin kılığına girmiş gibi geliyor. Tek başlarına gayet iyiler de yan yana gelince foyaları ortaya çıkıyo yani.

Etiketler:

KARDEŞLER TAKIMI

2 TANE

Açık rüya örneği
Açık rüyayla ilgili daha önce iki yazı yazmıştım. Çünkü yazı yazmak, çizgi çizmek ve uyku uyumak başlıca hobilerimden. Ayrıca yemek yerken de iççek içmeye bayılırım. Sorun şu ki, bir de dillere destan olmuş deprem fobim var. Şimdi bakalım elimizdeki bu verilerden bi konu çıkarabilecek miyiz. Yalnız buralarda bi soru işareti olması lazımdı, nerde? Hah buldum devam edebiliriz. Efendim, lucid dreaming hakkında o kadar atıp tutmama karşın zerre başarabilmişliğim yok çünkü Lost tabiriyle kendime bir sabit bulamadım. Ancak son günlerde, deprem korkumun tetiklediği bir ev görüyorum rüyalarımda. O evin en önemli özelliği de depreme dayanıksız olması. Her rüyamda mutlaka bu evin içinde görüyorum kendimi ve işte şimdi deprem olcak ve ölcez diye korkuyorum. Uyandığımda nası ferahladığımı anlatamam. 5 değil, 10 değil, sürekli tek- rarlıyor ve her seferinde yiyorum. Düşündüm ki, bundan ala sabit bulamam ben. Şimdi çok konsantreyim ve bu evi görür görmez rüyada olduğumu algılıcam diye tahmin ediyorum..

Etiketler:

LUCID DREAMING

5 TANE

Lise defteri
Başımdan geçen en kısa süreli ilişkiyi anlattığım çok eski bi yazımı buldum TRT arşivinde. Yazının kendisi ilişkiden daha uzun. Olay lise yıllarında geçip aynı günün öğle teneffüsün- deki okul turnuvasına dek sürüyor. Zaten bu hazin ayrılığın sebebi de, kız beni izlemeye gelmediği için beni sevmediğini düşünüp ondan ayrılmamdı.. Gerçi son sözünün oldu görüşrz olması, terk edilenin asıl ben olduğunu düşündürmüştür hep. Sadete gelelim. Ne zaman eski bir yazımı okusam, hissettik- lerimi çok çalıma kaçmadan ifade edebilmişliğimi özlüyorm. Misal yazımın son paragrafı: Yine Kasım ayıydı ve yine aşık olmuştum. Lanetli bi aydı bu Kasım. Periyodik cetvelin elek- tronegativitesi en yüksek elementi gibi hissettiğim; aynada yansıyan gerçeklerin, göründüğünden daha yakın olduğunun farkına vardığm bi aydı. Sonuca varmamış bir kompozisyon, kaynama noktasına ulaşmamış bir sıvı ve turgor olmayan bir basınç gibiydi. Kısacası osbirin hiç de tad vermediği bi aydı bu Kasım. Ben n'apabilirim, Kasım'ın kendisi böyleydi.

Etiketler:

LİSE DEFTERİ

4 TANE

© TASARIM VE İÇERİK : OKAN VARDAROVA - TÜM HAKLARINI SAKLADIM

web counter