Bunları biliyor muydunuz? - Klavyenizin F1 tuşuna basınca çalan müziğin bir zamanlar her gün değiştiğini; - Her birinde 20'şer post bulunan arşiv sayfalarına sağ tıklayarak ulaşabileceğinizi; - Kutuları mouse'unuzla tutup çekerek siteyi kendinize göre tasarlayabileceğinizi; - Yazıları okumakta zorlananların mouse ile üzerine gelip yazı rengini açabildiğini; - Buraya çift tıklayınca arşivden rastgele bir yazı görüntüleyebileceğinizi..
Gündelik telaşeleriyle çıkıyorlar karşıma. Haber bültenleri gibi, bir ses oluyor hiç değilse. Ben de düşüyorum peşlerine yanlış anlaşılıp kendime ben de inanıyorum sonra... Virgülü eskisi kadar kullanmamam birazcık da bu yüzden şimdi uzun uzun anlatmak gelmiyor içimden. Malımı tanırım ama insan davranışlarının önceden kestirilemiyceğine dair az belgesel de izlemedik hani. Gecelerini gündüzden daha fazla yaşamış biri olarak farkını iyi bilirim. Orta yollar bulmakla geçiririm kelimeleri, güneşte blogun karanlığı kadar çirkin görünüyor yoksa. Bir fotoğrafın peşine düşüyorum sonra, anlaşılmaya en çok ihtiyacım olduğu anlardan biri. Uykuya karşı koyama mak gibi, utancı kalmasa geriye boğuşmasam bir de onunla. Çünkü unutulmuyor da öyle sabah uyandığın rüyandan gece bahsettiğin farkla. Sususususususususususususususususus!