
Bilmiyomuşum gibi güzel yollar olduğunu çok da iyi bildiğim güzel havalarda. Zeytinlikler sağlı sollu, ne alakası var bilir sin. Çanakkale'dir belki. Ordan başlanmaz mı hep? Yaşın ne kadar küçükse o kadar iyi, o kadar yeni her şey. Hangi viraj denize döncek, sürprizdir. Haritada bulmaya çalışmazmışım gibi yerimi hep de yanıldığım noktalarda. Hiç değilse mutlu olurken dinlerim diye biriktirdiğin şarkıların çalma şehridir. Çünkü eşlik edecek biri varken yanında. Kainatın sırrı artık eskisinden önemsiz. İklimin değişmesi hatta Akdeniz olması sözkonusu burda, sen ne diyosun? İçim kıpır kıpır olmazmış gibi arabayı sürerken, diye payladı beni. Yok mu sanıyorum bunları derken soğuk ve ışıksız bir günde. Anlattıklarına bu kadar zıt. Ancak bakış açısından görünen iki gölge arası bir dikiz aynası. Hayal kurarken bile bacaklarını açtığı bir arka koltuk çıkıntısının rahatsızlığını duymaktaydı. Çanakkale'yi geçememiş sonraki yaşlar elinde. Bilemediği'çin tam olarak nereye koycağını. Sıyrılanmayan bi çocukluğa attığı suçtur.Etiketler: onikinci, secki-uc