
Hayvanlar bir belgesel kanalı kurup bizi doğal ortamımızda gözlemleseler, en çok da sadece ellerimizi kullanarak birbi rimize bir şeyler verebiliyor oluşumuz üzerinde dururlardı. Bunu öyle harikulade bir zamanlama ile yapıyoruz. Sana bir şey uzattığım zaman diyelim, o esnada ruhunu ele geçirmiş bilinmez bir gücün sana bahşettiği akıl almaz bir bilinçle o şeyi tutup çekebiliyosun. Ben ise çoktan bırakmış oluyorum zaten. Hiç problem yaşanmıyor. Benim hangi anda bırakaca ğımı önceden biliyorsun çünkü. Bu sana bildiriliyor. Nerden biliyosun olm? Oh ne güzel hazıra konmak dedikleri bu olsa gerek. Oysa yanıldın. İşin aslı, ben senin o şeyi hangi anda tutup çekeceğini o esnada ruhumu ele geçirmiş bilinmez bir gücün bana bahşettiği akıl almaz bir cesaretle tahmin edip bırakabiliyorum. Sana da boşlukta asılı kalmış bir nesneyi kavrayıp kendi sınırlarına dahil etmek düşüyor, ne sandın?Etiketler: onuncu, secki-dort