Müzik gruplarının, ilk albümlerine kendi isimlerini vermekten ne zaman vazgeçecekleri hakkında bir fikrim yok. Zaten konumuz da bu değil. Ben Yüksek Sadakat ismini ilk defa, 24 saat MSN'de yaşayan bir arkadaşımdan duyduğum için yeni bir internet star zannetmiştim. İlk albümlerinin yaklaşık 2 ay önce çıktığını neden sonra ekşisözlük'ten öğrendim. Birkaç kişiden daha oldukça olumlu yorumlar işitince dinlemek şart olmuştu. Yeni bir Babam ve Oğlum vakası olabileceği hakkında şüphelerim vardı. Kısacası ben Yüksek Sadakat'in yasadışı mp3'lerini indirip de hatmedene dek onu hep olur olmaz şeylerle özdeşleştirmiştim. ama pek öyle olmadığını gördüm. Tabi sonra derhal MP3'lerini sildim ve telaştan geceliğimle sokağa fırlayıp bir koşuda albümlerini satın aldım.
Şu an bu yazıyı yazarken bir yandan da şarkıları dinlediğim için çok düşük cümleler kuracağım. Evet, gayet güzeller. Çıkış parçası bana göre Belki Üstümüzden Bir Kuş Geçer değil, İhtimaller Denizi olmalıymış. Hem diğerinin adı çok uzun, nick'imin yanına sığdıramıyorum. Ama öğrendiğim kadarıyla İhtimaller Denizi'ne de klip çekilmiş. Kafile, yaklaşan bahara damgasını büyük ihtimalle vurabilir, vurmalı. Denizaltı, dubü dubü dubü şeklinde gerivokal yapma hissi doğuruyor insanda. Ulan yine şu sevmediğim şarkı başladı ama atlatmaya da üşeniyorum tarzında cümleler kurdurmuyor. Aklımın İplerini Saldım* daha içli söylenemezdi heralde. Üzerine bir hayat adamayacak olsam da otobüs yolculuklarımda bu aralar bana eşlik edecek cinsten. Ama asıl vurgulamak istediğim grubun Türk rock müziği hakkındaki bazı görüşleri. Doğudan bakıldığında batılı, batıdan bakıldığında ise doğulu bir müzik yaptıklarını söylüyorlar ki bu cümlenin çoktan, moda insanın kendine yakışanı giymesidir konumuna düştüklerinden haberdar değiller sanırım.
Röportajlarını okuyunca yepyeni bir müzik türü keşfedildi zannedebilirsiniz. Bazen çok akılcı tespitlerde bulunmalarına rağmen, diğer Türk rock gruplarını elektrogitara karşı türkü söylemekle -istemeden de olsa- suçlamaları bana garip geliyor. Çünkü bunu diyen grup şarkı arasına Hüsnü Şenlendirici solosu attırarak, bunu sektörün seyrini değiştirecek bir icat olduğunu savunuyor. Yok eğer icat olduğu savunulan solistin kimi zamamlar Türk sanat müziği icra edercesine gırtlak kullanması ise, Koray Candemir'in Sade isimli albümünü hiç dinlememişler. İsimlerini yeni duyuran grupların bugüne kadar yapılanlar hep yanlıştı, şimdi biz size doğrusunu öğreteceğiz bir saniye manasındaki söylemleri beni çok rahatsız ediyor.
Grubun bugüne kadar 15 tanesi solist olmak üzere yaklaşık 30 eleman değiştirdiği ve geriye kalmayı başarabilmiş 5 tanesinin sözkonusu ilk albümü çıkardığı göz önünde bulundurulursa, belki bazı taşlar yerine oturabilir.
Yüksek Sadakat, açıkça Türk rock'ını temsil etme kaygısı taşıdığını belirtiyor. Cemil Demirbakan, gelmiş geçmiş en iyi solistlerden biri olduğunu söylemekten çekinmiyor. Doğrusu, kendilerine olan bu güvenlerini müziklerinde yansıtmayı başarmışlar. Albümün kalitesi, mütevazı olmayan bu söylemlerini es geçirebilir. Ben genel olarak bir Pilli Bebek havası sezdim; hatta İkarus tam anlamıyla Uyandırmadan albümünden fırlamış gibi. Solistin sesi her ne kadar Seksendört'ün solistine benzetilse de ben hafif bir Teoman tınısı aldım. Ben böyle tınılar alırım arada bir. Döneceksin Diye Söz Ver'i mutlaka dinleyin. Ne bileyim, ilk etapta hiç ilginizi çekmediği halde sonradan sizi anlattığını fark edeceğiniz *şarkıyı şimdiden tahmin etmece falan oynayın!Etiketler: Cemil-Demirbakan, Koray-Candemir, muzik, Muzikal, Yuksek-Sadakat